Hangi hadsiz valinin kararını bozdu? Yaşar EYİCE

*- Eğlence ve etkinliklere kapalı Taksim Meydanı’nda Suriyeliler yeni yılı kutladılar, üstelik sosyal medyada da fotoğraflar paylaşıldı

*- Yeni yılda yeni kararlar alınmalı…

*- Siyasette torpil olur mu? Belediyeler arasında ayrım yapılır mı?

YAŞAR EYİCE

*-

Duyurmuştum;

İstanbul Valiliği CHP’li belediyelerin, örneğin; Beşiktaş ve Kadıköy ya da diğerlerinin ‘Yeni Yıl kutlamalarına’ izin vermediğini…

Özellikle Taksim Meydanı son yıllarda olduğu gibi tüm etkinliklere kapalı idi.

Zaten çoğunluk için alınan karar önemli değildi…

Herkes kutlamayı evlerinde yaptı…

Zaten sosyal medyadaki paylaşımlardan da belli idi.

Ve yollar da kapatıldığı bazı yerlere giriş çıkış yasaklandığı için geçen yıldan vatandaşlar tecrübeli idi…

Ehhh artık eğlence yerleri de bir gece bekledikleri müşterilerini ağırlamasınlar.

Benim asıl şaşırdığım olay, CHP’li olduklarını düşündüğüm bazı yakınlarımın, ‘CHP’li belediyeler Yılbaşı eğlenceleri düzenlemedikleri’ nedeniyle oylarını AKP’ye vereceklerini belirtmeleri…

Yani olayı kendilerince böyle protesto ediyorlardı.

Buna kaç derecelik dönüş diyebiliriz…

Belki de fırsat mı arıyorlardı, bilemiyorum…

Belki de AKP’nin bir taktiği seçim öncesi ya da bazı akil kişilerin…

Şimdi asıl noktaya geliyorum:

Suriyeliler, Türklerin ve de halkın kesinlikle toplanıp eğlence yapmalarına izin verilmeyen Taksim Meydanı’nda gönüllerince eğlendiler…

Hem bayraklarını açtılar, hem de vur patlasın, çal oynasın sistemi ile Yılbaşını kutladılar.

Halbuki her yerde ‘alternatif’ geceler düzenlenmişti…

Çağrıları duymamaları imkansızdı…

Buralarda nedense bir Suriyeli bile yoktu…

Dedim ya, bunlar Taksim Meydanı’nda idiler…

Nasıl oluyor, bu?

Bence Vali Bey soruşturma açmalı, ‘Benim devlet adına verdiğim kararı, hangi hadsiz bozabiliyor?’ diye,,,

*- Fırsatı kullanmalıyız

Son yıllarda Çinliler tüm dünyaya açılıyorlar.

Önce Afrika’dan başladılar, şimdiki hedefleri ise Türkiye ve Avrupa…

İzmir başta olmak üzere gitmedikleri kent yok…

Daha çok sanayi bölgelerini tercih ediyorlar.

Daha önce de belirtmiştim, Yunanlılar ya da Çinliler Yunanlılarla daha samimi ve iç içeler…

Çok önemli bizi de dolaylı değil doğrudan ilgilendiren önemli ortak projelere imza atıyorlar.

Neyse gelelim kendimize…

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan geçenlerde bir Çin heyetini makamında ağırladı.

Belediye’nin şehir düzenlemesini çok iyi bir biçimde yaptığını söyleyen konuk heyet başkanı, İzmir’in çok düzgün, düzenli ve planlı bir şehir olduğuna dikkat ettiğini dile getiren Xu Junqiang, ‘İstanbul’u da gezip görme fırsatım oldu ama İzmir, gerçekten daha güzel bir şehir. Medeniyet ve kültürü bir arada yaşayan şehir. Belediyeniz çok güzel çalışıyor bu da şehrin sokaklarından belli oluyor’ dedi.

Biliyorsunuz; 2019’da yani bu yıl gerçekleştirilecek 88. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda Çin Halk Cumhuriyeti’nin ‘partner ülke’ olması bekleniyor.

*- Çin’de böyleyse…

Şimdi Çin’e gidelim…

Çin Ulusal İstatistik Bürosu sözcüsü Mao Shengyong, Beijing’de yaptığı açıklamada, Kasım ayında Çin ekonomisinin istikrarlı gelişme eğilimini koruduğunu, yıllık %6,5 büyüme hedefine ulaşılması için hiç şüphe kalmadığını belirtti.

Çin’de hizmet sektörü istikrarlı şekilde büyüdü, sektöre yatırımda büyüme hızı arka arkaya 3 aydır yükseldi.

İstihdam durumu ise beklenenden daha iyi seviyede.

İşletmelerin borç oranı ve maliyesi geçen yılın aynı ayına oranla azaldı.

Mao, Çin’de istihdam, finans, dış ticaret ve dış yatırımın istikrarlı seviyede tutulması, piyasaya güvenin artırılmasıyla ilgili politikaların uygulanmasıyla, Çin’de sanayi işleyişinde nispeten istikrarlı büyümenin korunacağını belirtti.

Şimdi Türkiye’ye gelelim ve Çin ile kendimizi bir kıyaslayalım…

Daha doğrusu ekonomistler konuşsunlar da duyalım, ne halde olduğumuzu…

*- Beraber başlamıştık

Türk ekonomist ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) İcra Direktörü Güven Sak, Çin’in ekonomik reformunun efsanevi bir hikaye olduğunu ve Çin’in kalkınma örneğinin diğer gelişmekte olan ülkeler için öğretici anlam taşıdığını kaydetti.

Güven Sak, Çin’in kalkınma deneyiminin araştırmaya değer olduğunu ifade ederek, Çin’in kısa zamanda büyük bir nüfusu yoksulluktan kurtardığını ve dünyanın ikinci ekonomisi haline geldiğini hatırlattı.

Çin ve Türkiye’nin ekonomik reformlarının hemen hemen 1970’li yılların sonunda başladığını ancak farklı tarz ve yol seçildiğini dile getiren Güven Sak, Çin’in daha kontrollü ve kademeli reformlarla ekonomik dönüşümü gerçekleştirdiğini belirtti.

Güven Sak, Çin’in teknolojik inovasyon ve sürdürülebilir kalkınma gibi alanlarda da başarılı olduğuna ve yapay zeka alanında dünyanın ilerisinde bulunduğuna dikkat çekti. Güven Sak ayrıca, küreselleşmenin yürütülmesi ve küresel yönetişimin ilerletilmesinde Çin’in en iyi olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiye de değinen Güven Sak, iki ülkenin iki taraflı işbirliğini artırmakla birlikle Afrika gibi başka bölgelerde yatırım ve işbirliğini başlatması önerisinde bulundu.

*- Bir örnek daha

Çin’in Avrupa projelerinden bahsetmiştim.

Bir küçük ve yeni örneğini de vereyim:

Alibaba Bulutu Şirketi ile Alman Havacılık ve Uzay Merkezi arasında anlaşma imzalandı.

Alibaba Bulutu Şirketi ile Alman Havacılık ve Uzay Merkezi arasında ilk kez planlanan ‘Yapay Zeka Yarışması”’için kayıt süreci başlattı.

Almanya’da düzenlenecek “Tianchi” yarışmasında kentsel fonksiyonların güncellenmesi için öneri ve plan sunulması bekleniyor.

Alman hükümeti tarafından kasımda yayımlanan ‘Alman imalatıyla yapay zeka’ raporunda, Almanya’nın yapay zeka seviyesinin mukayeseli olarak geride kaldığına işaret edildi.

*- Siyasette torpil

CHP İzmir Milletvekili ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Kamil Okyay Sındır, ‘Sayıştay raporlarını incelediğimizde Bakanlar Kurulu kararı dahi olmadan merkezi yönetim bütçesinden sadece AKP’li belediyelere yatırımlar yapılıyor oluşu; adaletsizlik, eşitsizlik ve kamu yatırımlarında siyasi kayırmacılıktır’ dedi.

Sındır, ‘2019 bütçesinde faize 117 Milyar TL ayrılmış durumda. Fakat tüm yerel yönetimlere ve il özel idarelerine ise 93,6 Milyar TL. İl özel idareleri ve bütün belediyelere faize ödenen paranın neredeyse 22 milyar altında ödenek ayrılmıştır. Bu kabul edilemez.’ diye konuştu.

*- EGİAD’ın açılımı değiştiriliyor

EGİAD Danışma Kurulu, 2018 yılının ikinci ve 14. Dönemin son toplantısını Mövenpick Otel’de gerçekleştirdi.

İzmir iş dünyasının önemli isimlerinin yer aldığı danışma kurulu hem derneğin çalışma rotasında önemli bir yol gösterici niteliği taşımakta hem de kentin, ülkenin sorunlarının tartışıldığı bölgenin en etkin kurulları arasında yer almakta.

Biliyorsunuz EGİAD yeni yönetimini ve başkanını seçecek.

Adaylar tanıtım kampanyalarına başladılar.

*-

*- Dinleniyor muyuz?

Biraz da havaya konuşmak istiyorum.

Acaba günümüzde kimin ya da kimlerin; kulakları sağır, gözleri kör?

Politikacıların mı?

Veya; demokratik kitle örgütleri, meslek kuruluşları, odalar, sendikalar mı?

Günümüzde; üreticilerin sorunlarını dinleyen, esnafın ve sokağın nabzını tutan kimler?

Ekonomik krizin yerel etkilerini araştıran kaç kişi vardır?

Bence; ‘Kriz miriz yok!’ diyenler sokağa inmeli; üreticiyi, sanayiciyi, esnafı, vatandaşı dinlemeli.

Milletin eti gramla aldığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı, üniversiteli işsiz sayısının 1 milyon 100 bini aştığı ülkemizde refah ve huzuru istemek de bizim hakkımız, değil mi?

Milletten kopanlar, kulakları sağır, gözleri kör olanlar acaba 31 Mart’ta bizlerden nasıl oy isteyecekler?

Sofralarında adını bile duymadığımız yiyecekleri eksik etmeyenler, konkordato ilan edenler, küçük esnafın, küçük tedarikçinin yani milletin boğazından geçen lokmayı kısmaya çalışıyorlar, borç içinde sıkıntıya düşmelerini sağlıyorlar.

Biliyor musunuz, enflasyonda dünyada ilk 10’dayız.

Yurdun dört bir yanından konkordato ve iflas haberleri geliyor.

Senetler protesto ediliyor, çekler karşılıksız çıkıyor.

Sanayide çarklar durmuş, çiftçi üretimi bırakmış, işçi, esnaf geçim derdine düşmüş, İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı geçen yılın Ekim ayına göre yüzde 23,1 artmış…

Ama hâlâ tuzu kuru olanların keyfi yerinde….

Vur patlasın, çal oynasın!

İşsizlik aldı başını gitti, mutfak yangın yerine döndü, piyasalarda yaprak kımıldamıyor ama politikacılar çocukların bile güleceği şekilde birbirine saldırıyor.

Özete Türkiye’nin şu an en önemli gündemi ekonomidir…

El birliğiyle sorunu çözmeliyiz…

‘Ben bilirim’ demekle bu işler yürümüyor.

Tekrarlıyorum: Türkiye’nin gerçek gündemi ekonomidir, ekonomi…

*- Beyaz maskeliler!

Turizm denilince aklımıza ilk gelen sahil beldelerinden biri olan Çeşme’de, daha doğrusu Germiyan’da halkın tepkisi yine vardı, şu meşhur taş ocağına…

Bu kez yalnız değillerdi…

Çünkü; Çeşme, Urla, Uzunkuyu ve Kadıovacık’tan gelen çok sayıda çevreci vatandaş, STK ve siyasi parti temsilcileri, sabahın erken saatlerinde köylülerle birleştiler.

Böylece; Germiyan Mahallesi girişinde bulunan taş ocağındaki Kırma Eleme Tesisi hakkında İzmir Valiliği’nce verilen ‘ÇED kapsam dışı’ kararının iptali için açılan davanın bilirkişi incelemesi sırasında, çok sayıda çevreci’ beyaz maskeleriyle’ tepki gösterisi yaptılar.

Çevreciler, yanlarında getirdikleri beyaz maskeleri yüzlerine takarak, taş ocağındaki Kırma Eleme Tesisi’nin çıkaracağı tozların zeytin ağaçlarına, tarım alanlarına ve köye yakınlığı nedeniyle insanlara vereceği zarara dikkat çektiler.

Germiyanlılar’ın davadaki avukatı Şehrazat Mercan, Yarımada’nın her bölgesinden çevreye duyarlı vatandaşların Germiyanlıların taş ocağı sorunununa destek vermek için geldiğini vurgulayarak, ‘Yarımadamızda pıtırak gibi çoğalan taş ocakları var. Daha önce verilen ÇED kararlarını iptal ettirdiğimiz halde, aynı taş ocağı tekrar karşımıza çıkıyor’ diye konuştu.

***-


Yaşar EYİCE
0532 781 95 18

E-Posta: Fyasar.eyice@gmail.com
ve yeyice@mynet.com
Twitter: @Yeyicee
Facebook: yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın