1 Okunma

Haluk Narbay’dan öğrendim YAŞAR EYİCE

Her ne kadar CHP İzmir Milletvekili, eski sendikacı Kani Beko, ‘Kubilay’ı unutturmak istiyorlar!’ dese de ben bu cümleye inanmıyorum.

Unutmayız ve unutturmayız…

Kubilay’ı gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Cumhuriyeti unutmamız imkansız .

Ama bize bazı tarihleri unutturmamak için büyük caba harcayanlara acıyor, onların ifadesi ile ‘zavallılar!’ diyorum…

Reis her gün konuşuyor…

Bu satırları yazarken, Arnavutköy’de idi…

Bazı skandal sözlere yanıt veriyor, yine ateş saçıyordu…

Bunları biliyorsunuzdur tüm televizyonlar ve yandaş basından…

Geçen hafta gançlere konuşurken, öğütte de bulundu…

İbadet yapanın hep kazandığını, hiç kaybetmediğini belirterek, ‘İbadetinizi mutlaka yapın’ dedi.

İbadet sayesinde ya da paralel durumda olanlardan kazananları, kazançlı olanları biliyorum….

Örneğin bir saatte öğüt vererek, hepimizin bildiklerini tekrarlayan, şükretmenin feyzlerinden söz ederek 50 bin lira alanları da bilmeyenimiz yok her herhalde…

*- Domuz Eti tuzağı…

Madem ‘ibadet’ ve ‘dinden imandan’ bir iki cümle ile söz ettik, önemli bir konuya gireyim.

Birkaç gün önce Aydın’ın Kuşadası ilçesine giderken, Usta Gazeteci Haluk Narbay ile sohbet ediyordum.

Çok önemli bir konudan söz etti…

‘Domuz eti uyarısı’ yaptı…

İçinde; et, kıyma, salam, sosis vs. bulunan pizza, hazır mantı, börek gibi yiyeceklerin dışarıdan satın alınmaması, emin olunmayan lokantalarda etli yemek yerken bir defa daha düşünülmesi gerekiyor.

*-

Neredeyse tamamı Müslüman olan ülkemizde, inançlı kardeşlerimize anımsatalım:

İstanbul Gaziosmanpaşa Hacımaşlı Köyü Domuz Çiftliğinin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajı’na akıyor.

Baraj, 10 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor.

Çiftlikte 5 bin domuz var.

Türkiye’deki Domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon kg. civarında et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı.

Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere ‘kıyma’ şeklinde satılıyor.

Domuz etini Salam, Sosis ve sucuk olarak da piyasaya sürmek en çok kullanılan yöntem.

*- Peki neden domuz?

Türk yemek kültürüne aykırı ve en önemlisi ‘Dinen yasak’ olmasına, rağmen neden domuz cazip bir konu?

Çünkü domuz yetiştiriciliği çok karlı bir iş.

Domuz üretken bir hayvan.

Cinslerine ve yaşına göre yılda 1, 2, bazen de 3 kez; ve her batında da 15-20’ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor.

Bir domuz yılda 2 kez doğum yapsa, her batından 10 yavru yaşasa, 20 sene yaşayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor.

Ve dahası yeni doğmuş bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çıkabiliyor!

Normal şartlarda evcil bir domuzun % 30’u yağ olarak ayrılabilmekte iken; bu rakam bazen % 50’yi bulabiliyor.

Yani 150 kg’lik bir domuzdan 75 kiloluk yağ elde edilebiliyor .

Bu da Dana ya da Koyuna göre tercih edilmesinde çok önemli bir etken.

Beslenmesi çok kolay, cam dışında – leş dahil

her şeyi hatta kendi pisliğini bile yiyebiliyor. Her domuz ortalama 80-100 kiloya ulaştığı zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yılda yaklaşık 1 milyon kg. et çıkıyor.

Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satıldığı meçhul.

Diğer çiftlikler de göz önüne alındığında Türkiye ‘de yaklaşık 3 milyon kg domuz etinin piyasaya değişik yollarla sürüldüğü ortaya çıkıyor.

Türkiye ‘deki toplam kırmızı et tüketiminin de 6 milyon kg. olduğu göz önüne alınırsa tablonun vahameti daha da netleşiyor.

 Kilosu 1 ile 3.5 Türk lira arasında satılan bu domuz etlerinin ağırlıklı olarak Kıyma, Sucuk, Salam ve Sosis olarak satıldığı dile getiriliyor.

*-

İddiaya göre; kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarına kıyma ve sosis gibi ürünler olarak satılıyor.

Bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak 5 firma domuz satın alıyor:

Acaba bunlar ne oluyor?

Sevgili Haluk Narbay’dan, daha doğrusu onun güvenilir arkadaşından aldığım bilgiler çok açık ve net…

Firmaların isimleri de, üretimleri de, satış yerleri de belirli.

Sen ben, biz bu işi çözemeyeceğimize göre, devletin yetkilileri neden susuyor ya da görevlerini yapmıyor?

Belki de yasalar bu kişi ve firmaları koruyor…

Peki Müslümanları, bizleri kimler koruyacak?

Özetle piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.

Kısacası ne yediğinize dikkat edin.

Çok emin olmadığınız ve bilmediğiniz markaların ambalaj güzelligine kanmayın.

Domuz, eşek, at, buffalo v.b sakıncalı etleri yemek istemiyorsanız, reklamlara da kanmayın…

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın