6 Okunma

CHP’nin iki başkan adayı belli, büyükşehir ve Bayraklı. YAŞAR EYİCE

*- Biliyorlar fakat ‘lades’ demiyorlar

*- Biz de soruyoruz, ‘Aslen nereli?’

*- Bir tane bile oy çıkmadı!

*- İzmir’de Muhtarlar daha çalışkan ve sosyal

*- CHP’de, Bayraklı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayları belli oldu.

*- Tire- Belevi yolu da, Gediz nehrine benzedi… Söz var, icraat yok…

Bu kadar hızlı iç göç yaşayan bir ülkede, sağlıklı demografik analizler , siyaset sosyolojisi / seçim tahlilleri yapmak kabil midir?

Büyükşehirde özellikle aday adayları için sıkça, ‘Aslında bilmem nereli!’ ve ‘O şehirden göçmüş, bilmem kaç kişi yaşıyor, seçim bölgesinde hepsi doğal olarak ona oy atar!’ tarzı bir sürü yorum duymuşluğunuz vardır.

Adamın / kadının vasıfları/ kalitesi/ eğitiminden ziyade, aslen nereli olduğu bir seçim kozudur.

Zaten devlet eli ile kurdurulan ve sadece adı sivil olan STK’ lar dışında, sayıca en çok STK, hemşeri dernekleridir.

Kiraladıkları bir ofiste belli aralıklar ile buluşup, geldikleri yörenin yemeklerini yiyip, saz maz çalsalar da, gerçek amaç, sayıca kalabalık ve örgütlü bir seçmen kitlesi oldukları intibaını verip ( çoğu abartılı ) çorbaya dalmaktır .

Adaylar eğer onların oylarına taliplerse mutlaka derneklerini seçim öncesi ziyaret edip, onlara iş, meclis üyeliği, yeşil alan tahsisi vs vaad etmelerini isterler, çoğu aday bunların attıkları rakamların abartılı olduğunu (bütün bilmem nereden göçenlerin oylarının ceplerinde olmadığını ) bildiği halde, amannn seçim üstü itişmeyelim yaw verin bir meclis üyeliği vs. diye davranır.

Sonra gelsin imar komisyonu üyeliği, gitsin yeşil alanlar.

Yine de bu bana, örgütlü toplumun ( içi boş ta olsa, örnek verdiğim gibi hiç bir ideolojisi fikri zikri olmasa da, sadece bilmem nereden göçme temelli olsa da) pastadan bir pay alacağını düşündürür ve mutlaka müptezellik, popülizm/ eyyamcılık vs gibi bizi daraltan işlerle ancak örgütlü mücadele edileceğini düşünürüm, zira onlar örgütlü.

Nereden geldiğimizin pek önemi yok!’

*-

Sanıyorum, bu yazdıklarıma ‘hayır!’ diyecek, yoktur…

Bu satırları da bir eski politikacıdan aldım.

Genç yaşta Ayvalık Belediye Başkanlığı yapmış Türkiye’nin önemli iş adamlarından Ali Güreli’nin anlatımından…

Ben de Kadifekale’den bir örnek vereyim…

Bir zamanlar bir muhtar geldi ve ‘Partiye şu kadar oy getireceğim!’ dedi…

Bu arada isteklerini sıraladı..

Hepsini yaptılar…

O sandıktan bunları yerine getiren partiye kaç oy çıktı dersiniz?

Sizi merakta bırakmadan söyleyeyim;

0…

Yazdığım ‘o’ harfi değil….

Yazı ile sıfır…

Ben partiyi de biliyorum, muhtarı da…

Bırakın o mahalle ve muhtarı…

Seçimlerde tüm Kadifekale’den o parti beş on oy alabildi…

Acaba benim bu yazdıklarımı kaç kişi anımsar?

Sanmıyorum…

Daha çok örnek var…

Ama Kedifekale’den ama Karşıyaka’dan, Gümüşpala’dan…

Osman Kibar’ı kim yıktı?

Susuzluk ve kadınlar….

Burhan Özfatura neden seçim kaybetti?

Sorun ne diyecek?

‘Bir televizyon fiyatına ev sahibi yaptıklarım!’ diyecek…

Yüksel Çakmur, ‘En çok güvendiklerim ve yanımdan ayrılmayanları…’ diyerek söze başlayacak ve ‘satış’ dediğimiz olayları anlatacak…

Bu partilerde de var, siyasette de, derneklerde de…

Her yerde ve ruhumuzda…

Benliğimizde…

*- Muhtar böyle olur…

Sık sık yazıyorum;

‘Doktor ve doktorcuk var!’ diye…

Sonra şöyle devam ediyorum:

‘Bazısı doktor çünkü bir şekilde tıbbiyeden çıkmış, bir de hekim var…O da tıbbiyeden çıkmış…’

Muhtarlar için de benzer sözler yazabiliriz…

Fakir fukara diye akrabalarını gösterenler mi ararsınız, ya da devletin ya da hayırseverlerin verdiklerini paylaşanlar mı?

Lafı fazla uzatmadan, Bornova’nın ender muhtarlarından biri Pakize Namdar’ın şu sözlerine kulak verelim:

‘Sevgili arkadaşlarım ve mahalle sakinlerim;

Herkesin bildiği gibi Bornova Atatürk Mahallesi muhtarıyım.

Mahallemde ihtiyaç sahibi birçok insan bulunmaktadır.

Özellikle parçalanmış aileler yaşlı muhtaç insanlar tek başına çocuklarını büyütmek zorunda kadınlarımız, çocuklarını küçük olduğu için çalışamayan anneler var.

Ben bu ailelerle birebir karşılaşıyorum ve destekte oluyorum.

Çevremin yardımıyla birçok aileye el uzatmaya çalışıyorum ancak bazı zamanlarda yetersiz kalabiliyorum.

Ayni zamanda evinde küçülmüş temiz giysi ayakkabıda alıyorum.

Yârdim yapmak isteyenlere adresleri verir yerinde görmelerini de sağlayabilirim.

Zaten bana getirmeyin, adreslere teslim etmeniz daha mantıklı. Vatandasın neye ihtiyacı olduğunu görmeniz açısından da doğru olacaktır.

Desteklerinizi bekler saygı ve sevgilerimi sunarım.’

*- Üç Bakan değişti amma…

Binali Yıldırım döneminde söz verilen, Ahmet Arslan döneminde temeli atılan ve 4 Eylül 2018 tarihinde biteceği açıklanan 20,5 kilometrelik Tire – Belevi yolu Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan döneminde de bitirilemedi.

Dar ve virajlı olması nedeniyle bugüne kadar 90’dan fazla kişinin yaşamını yitirdiği Tire – Belevi yolunun ne zaman biteceği merak konusu oldu.

Bu arada önceki gün AKP Gençlik kollarından yetişen bir  İzmir Milletvekili bir yandaş gazetede çıkan yorum üzerine, yıllardır verilen sözü tekrarlamış, ‘Merak etmeyin yapacağız!’ diye…

***-

GÜNCEL

*- Hasan Karabağ adaylıktan çekildi

‘İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için kendi isteğimle, gördüğüm lüzum üzerine aday adaylığımı çekiyorum. Bu zamana kadar yanımda olarak bana destek veren herkese sonsuz teşekkür ederim.

 Hasan KARABAĞ

Bayraklı Belediye Başkanı’

Bu kısa açıklamadan şu anlaşılıyor:

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı belli… Eğer Genel Merkez’den ‘tamam’ sözü almayanlar bu işi bıraksınlar. İkincisi Bayraklı’nın yeni adayı yine Hasan Karabağ ol acak, diğer aday adayları şimdiden kendisini kutlasınlar. Boşuna masraf yapmasınlar.
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın