Biz de sıkı takipçisiyiz… YAŞAR EYİCE

*- Aramızdaki hainleri artık bilmeliyiz

*- PKK’ya mı hizmet edeceğiz

*- Erdoğan uyuşturucu baronlar ve satıcılar için, ‘Ne demek aldatılmış?’ diye sordu…

*- 18 Suudi katil Türkiye’de mahkemeye çıkarılmalı…

*-

Aydınlı Araştırmacı Ercan Dolapçı’nın yazdıklarından okumuştum:

‘Türk olmak ne zormuş!…Nerden nereye?’ diyen Ercan Dolapçı şöyle devam ediyordu:

‘Abdülhamid ilk Türkçüleri Fizan’a sürerdi!!!

Vahdettin Ankara’daki Türkçülere ‘eşkıya’ derdi…

İngilizler ve Yunanlılar Türkçülerin peşine ordular sürmüştü…

Ama Türkçüler ve Türkiye var, onlar yok!!!

Kazanan yine biz olacağız…’

Yıllar önce okumuştum:;

Padişahın biri, konaklamak için ilerideki bir köyü söyleyince, ‘Türk Köyü’ dedikleri için vazgeçmiş, gayri Müslimlerin köyünü seçmişti…

Hani şu Arap hayranlarına hatırlatmak istedim…

Hani ‘Ver mehteri!’ diyenler, sahte yandaşlar için…

Bunlar küçüklükten bu yana sadece ‘düğme iliklemesini’ öğrenmişler, bazı sözde yargıçların cübbelerinin düğmesiz olduğunu unuttukları gibi ‘andımızın’ sözlerini de unutmuşlar…

Zaten söylediklerinden beyin trevması ya da kalp  ya da beyin ameliyatı geçirdikleri belli…

Ya da para içinde yüzmek için atladıklarını başlarını bir yerlere vurmuşlar…

Bunların ağa babaları da kendileri gibi yalancı…

Neymiş efendim, ‘Yerleri Arap sabunu ile yıkamışlar, Kaşıkçı denen kişi de düşmüş başını vurmuş…

Ölmüş…

Hep söylerim, bunlar ‘gavur’ dediklerinden daha gaddardırlar…

Irkdaşlarını öldürüp, parçalara ayırıyorlar…

Şöyle bir tarihe bakın, İngiliz altınlarının ışıltısı ile cazibeye kapılıp, karşılığında askerimizi çölde yalnız yakalayıp kıyma yaparak yine bize satıyorlardı…

Yani bunların din, iman, sözlerine inanmayın…

Her zaman ama her zaman Türk sözleri bunları rahatsız etmiş, rüyalarına girmiştir.

Zaten Türk ve Türklüğü canlandıran, gerçek değerini veren Mustafa Kemal, bunların bir numaralı düşmanı olmuştur…

Kapalı kapılar arkasında çeşitli söylentiler yayıp, bazı zavallıların beyinlerini yıkamışlardır.

Zaten büyük devlet adamı İsmet İnönü de, açık bir şekilde, bizim içimizdeki kadar hainin hiçbir ülkede çıkmadığını anlatmamış mıdır?

*-

Dolmabahçe mutabakatını biliyor musunuz?

Andımızın kaldırılması kimin talebiydi, hatırlıyor musunuz?

Andımız, 2013’te çözüm süreci kapsamında kaldırılmıştı.

Danıştay’ın kararının ardından Andımız yeniden gündeme geldi.

Peki Andımız nasıl ortaya çıkmıştı, andımızın yazarı kimdi?

Türkiye ve KKTC’deki ilköğretim okullarında her sabah öğrenciler derse girmeden önce okutulan Andımız tarihçesiyle de dikkat çekiyor.

Andımız ilk olarak, 1933 yılında ortaya çıktı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün onayıyla okullarda okutulmaya başlanan andımız, dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından hazırlanmıştı.

Andımız metni, söylendiği yıllar içerisinde birkaç kez değişikliğe uğramıştı. 1997 yılında yapılan değişiklikle günümüzdeki son halini alan ant, Türklük ve Atatürk karşıtı cepheler tarafından çok kez kaldırılmak istenmişti.

Bir gün yıllara göre andımızın yaşadığı değişimleri de anlatmaya çalışırım.

1933’de ilk hali ile 1972’ de ikinci, 1997’de üçüncü düzenlemesini…

Ve, PKK talep etti, 2013’te kaldırıldı!

Rejim karşıtı uç ideolojilerin sürekli hedefinde olan andımız, ilk kez çözüm süreci olarak adlandırılan dönemde kaldırıldı.

Birçok sivil toplum kuruluşunun tepkisine aldırış etmeksizin kaldırın andımız, çözüm sürecinin tarafı olan PKK terör örgütünün de “kaldırılsın” talebinde bulunduğu konulardan biriydi.

AKP’nin kaldırdığı andımızla ilgili en büyük tepkilerden birisi de Türkiye’nin en büyük sendikalarından biri olan Türkiye Kamu-Sen’den gelmişti.

Dönemin Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk (İYİ Parti Adana Milletvekili), konuyu yargıya taşımız ve andımızın kaldırılmasına karşı kampanyalar düzenlemişti.

Koncuk’un yargıya taşıdığı konu, Danıştay’ın verdiği kararla yeni bir boyut kazandı.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in yargıya taşıdığı konuyla ilgili karar veren Danıştay 8. Dairesi, 2013’teki düzenlemenin iptaline karar verdi. Böylece okullarda andımızın yeniden okunmasının önü açıldı.

Fakat; AKPi ve hükümete yakınlığıyla bilinen sendikalardan Danıştay’ın kararına tepki gelmesi dikkat çekti.

AKP Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, Danıştay’ın kararına tepki göstererek, ‘Öğrenci andı kararı ile Danıştay 8. Dairesi; hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aşmış, kendisini yürütmenin yerine koymuş, yürütmenin takdir hakkını yok saymış dahası yürütmenin takdir yetkisini bizzat kullanmıştır. Kısaca; anayasa ve yasayı alenen çiğnemiştir’ ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine kendisi hakkında sosyal medyada, fotoğrafının üzerinde photoshop ile ilgili değişiklikler yapılarak yayınlandı.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Danıştay’ın andımız kararına ilişkin ‘Anayasamıza göre Danıştay, yerindelik denetimi yapamaz, idarenin yerine geçerek karar veremez’ ifadelerini kullandı.

Öte yandan hükümete yakınlığıyla bilinen  Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen Andımız’la ilgili, ‘Gerici, baskıcı, militarist, totaliter zihniyetin ürünü olan öğrenci andının kaldırılmasına, toplumsal barışın ve uzlaşının sağlanması, demokratik bir Türkiye’nin inşası adına biz de Eğitim-Bir-Sen olarak destek vermiştik’ dedi.

*- Hepimizi kapsıyor

Milli Eğitim Bakanlığının 2009’da Andımız’ın kaldırılması için açılan Diyarbakır’da bir  Kürt vatandayın açtığı davada, mahkemeye gönderdiği savunmada Andımız’ın dayanağının Anayasa’nın 2’nci maddesi olduğu belirtilerek, kaldırılmasını talep etmenin ideolojik bir yaklaşım olduğu belirtildi.

MEB, Andımız’a yönelen ‘ırkçı’ suçlamaları için, ‘Öğrenci Andı’nın geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza okutulmasının ayrımcılık, ırkçılık, eşitsizlikle bir ilgisinin olduğu söylenemez’ dedi.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı…. bir hukuk devleti olduğu’ belirtilmektedir.

Unutmamak gerekir, Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir’ ifadesi bunun en belirgin ifadesidir.

Öğrenci andında geçen her ‘Türk, Türküm’ vb. gibi kelimelerin yalnız bir ırka özgü, ırkçı söylemler olmadığı açık ve net olarak anlaşılmaktadır. … kastedilen yalnızca Türk ırkına mensup insanlar değil, Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yaşayan halkımızdır. Öğrenci Andı bir bütün olarak değerlendirilmelidir….

*-

***-

GÜNCEL

*- Ne demek aldatılmış?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bahçeli’ye yanıt verdi, ‘Her konuda aynı düşünmeyebiliriz. Bir devlet kişilere karşı işlenen suçları af yetkisine sahip değildir’ dedi. ‘Aldatılmış’ sözüne de ‘Ne demek aldatılmış?’ diye sordu.Bu arada Suudi 18 katilin Türkiye’de mahkemeye çıkarılması gerektiğini anlattı.

Please follow and like us:

Bir cevap yazın